Blog Yazıları
Aşırı Düşünme (Overthinking) Nedir? Aşırı Düşünmekten Nasıl Kurtulabilirsiniz?
Dilimize İngilizce’den geçen overthinking kavramı “fazla düşünmek” anlamına gelmektedir. Geçmişe dair yaşadıklarınız ya da geleceğe yönelik bir konu hakkında gereğinden fazla ve uzun süre düşünmektir.
Aşırı düşünmenin zihnimizdeki yolculuğu, genelde bir sorunun belirmesiyle başlar. Bu bir sağlık endişesi, ilişkideki problemler, arkadaşlarla ilgili konular veya iş yerinde yaşanan bir ikilem olabilir. Umutsuzca bir anlam veya çözüm bulmaya çalışırken, bunun üzerine düşünmeden duramamak ile devam eder. Bir de bakmışsınız ki dakikalardır hatta saatlerdir düşünüyorsunuz.
Bu da bir şeyi sadece aşırı düşünmek değil, o düşünceyi saplantı haline getirmesi hayatındaki işlevselliğini de yitirmesidir. Kişinin düşünebildiği tek şey endişedir. Her zaman aynı şeyi takıntı haline getirmese bile, bir konu hakkında endişelenecek bir durum yaratır. Sonuç olarak aşırı düşünmek sosyal yaşamınızı, iş yaşamınızı ve kişisel yaşamınızı olumsuz etkiler.
Overthinking (Aşırı düşünme) Belirtileri:
Sürekli olarak geçmişte yaşanılan pişmanlıkları, olayları düşünmek.
Geleceğe dair bir konu hakkında her ayrıntısını düşünmek, kurgulamak.
Çok düşünmekten uykusuz kalmak.
Yaşayacağınızı düşündüğünüz olayları sürekli kafada kurgulamak
Yaşadığınız utanç verici anları tekrar tekrar zihninizde yaşamak
Utandığınız anları sürekli olarak düşünmek.
Sürekli “eğer şöyle olsaydı ya da keşke “ cümleleri kullanmak.
Çevrenizdeki insanların hoşlanmadığınız davranışlarını zihninizde tekrar tekrar kurgulamak.
Kaygılandığınız şeylere çözüm üretebilmek yerine nedenleri üzerinde çok düşünmek.
Mesajlarınızı ve maillerinizi sık sık kontrol etmek.
Müdahaleci ve takıntılı düşünceler.
Aşırı Düşünmeden Kurtulmanın Adımları Nelerdir?
1-Çok düşünmenin problem çözme veya planlama olmadığını Fark Edin
2- Düşünmeye başladığınızda dikkatinizi dağıtacak veya dikkatinizi başka yöne çekebilecek şeyler yapın. ( egzersiz yapmak, duş almak, bulmaca çözmek, ilginç bir film izlemek, oyun oynamak vb.)
3- Düşünmeye hala devam ediyorsanız onlardan kaçmayı ve savaşmayı bırakıp onları Kabul Edin. Bir şeyden ne kadar çok kaçmaya çalışırsak ve düşünmemek istersek o kadar çok düşünürüz. Düşünmeye eyleminden kaçmak yerine onu sizin için faydalı bir hale dönüştürün.
4- Düşünmek için günlük belli bir zaman ayırın ( 30 dk gibi). Bu zaman zarfında düşünmek istediğiniz konuları düşünün, çözmek istediğiniz problemlerinize çözümler arayın. Süre bittiğinde ise “sürem bitti, düşünmem gerekenleri düşündüm” diyerek diğer işlerinize odaklanın.
5- Düşünmeye ayırdığınız zaman esnasında düşüncelerinizi yazın. Yazmak sizi rahatlatacak ve düşüncelerinizi somut olarak görmenizi sağlayacaktır. Kağıda aktardığınız düşüncelerinizin yükü zihninizde azalacaktır.
6- Çözmek istediğiniz problemlere çözüm bulamıyorsanız bunu size bir arkadaşınızın anlattığını ve sizden yardım istediğini düşünün. Siz olsaydınız ona ne söylerdiniz ve çözümünüz ne olurdu? Böyle düşünmek düşünme sürenizi azaltır.
LOVE BOMBİNG ( AŞK BOMBARDIMANI) NEDİR?
“Her şey çok güzel giderken bir anda bitti”, “Artık eskisi gibi değil çok değişti”, “Sanki bambaşka biri oldu, ilgisizleşti” gibi cümleler size çok tanıdık geliyorsa aşk bombardımanına maruz kalmış olabilirsiniz.
Romantik ilişkinin başlarında bir bombardıman şeklinde yaşanan aşırı ilgi, sevgi, değer görme, sık hediyeler alma, sürekli olarak övülme, geleceğe yönelik romantik planlar kurma gibi olumlu görünen şeylerin ilişkinizde mesafe kat edildikten sonra birdenbire tam tersine dönmesi durumuna “Love Bombing” yani “Aşk Bombardımanı” denir. Love bombing daha çok narsist kişilerin uyguladığı bir yöntem olmaktadır. Her ilişkide olabileceği gibi ilişkinin içerisinde taraflardan biri narsistse, love bombing daha fazla görülmektedir. Love Bombing’e uğrayan kişiler, yaşadıkları durumun farkına varamayabilmektedir. Bu durum duygusal bir şiddet ve manipülasyon türüdür.
Love Bombing ile ilişkiye bağımlı hale gelirsiniz ve ilişkinin devamında tüm olumsuzluklara rağmen ilişkiyi bitiremezsiniz. Bu da bunalımlara girmenize ve özgüveninizi kaybetmenize sebep olabilir.
İlişki terapisti Sasha Jackson’a göre aşk bombardımanı karşısında vücutta dopamin ve endorfin salgılanıyor. Bu da bu sevgi eylemlerinin bizi iyi hissettirmesini sağlıyor. Yine Jackson’a göre Love Bombing’e maruz kalmak, sağlıklı sınırlarımızı aşmamıza neden olup psikolojik sağlığımıza zarar verebiliyor. O kişinin tekrar eski haline döneceğine inanıyoruz ve bir umutla düzelmesini bekliyoruz. Fakat siz umutla beklerken sonuçta çoğu zaman ya terk edilmiş oluyorsunuz ya da duygusal şiddete maruz kalmaya devam ediyorsunuz.
LOVE BOMBİNG’DEN NASIL KURTULABİLİRSİNİZ?
Öncelikle ilişkinin başında temkinli olun, ayaklarınızı yere sağlam basın. Sevgi, saygı, romantik hisler her ne kadar aniden ve kendiliğinden oluşuyor gibi görünse de aslında zamana yayılmış şekilde ve karşılıklı bir çaba ile oluşur. Daha başlangıçta aşırı yoğun duygular varsa burada dikkatli olmakta fayda var. Karşı karşıya olduğunuz durumun Love Bombing olduğunu fark ettiğinizde ise sınırlarınızı net bir biçimde çizmeniz ve onunla olan iletişiminizi kesmeniz gerekiyor. Bazen manipülatif bir insanla birlikte olduğunu kabul etmek sizin için zor olabiliyor. Ancak bu gerçeği kabul etmek adına ilişkiye objektif bir şekilde yaklaşabilecek bir uzmandan yardım alabilirsiniz.
GASLİGHTİNG: PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON
Gaslighting özellikle aile, iş ve romantik ilişkilerde sık rastlanan bir psikolojik manipülasyon tekniğidir.
Gaslighting kavramı İngiliz yazar Patrick Hamilton’un 1938 yılında yazdığı ‘Gas Light’ oyunu ile ilk kez ortaya çıkmıştır. Sonrasında 1940 yılında İngiltere’de ve 1944 yılında ise Amerika’da çekilen film versiyonları ile toplumda büyük etki yaratmıştır. Oyun özetle, gaz lambasını eşinden habersiz bir şekilde her gün yavaş yavaş azaltan manipülatörün, bunu saklaması ve eşini delirdiğine ikna etmek için yaptığı psikolojik manipülasyonların zamanla eşinin gerçeklik algısının bozulmasına ve kendinden şüphe etmeye kadar gitmesini anlatan bir hikayedir.
Tıpkı filmdeki gibi gaslighting’e maruz kalan kişi yaşadıklarının gerçekliğini sorgulamaya başlar ve anılarının doğruluğundan emin olamaz. Zamanla kendisine psikolojik manipülasyon uygulayanın doğrularını sorgulamadan kabul etmeye başlar ve kendinde şüphe etme gibi ciddi problemler ile karşılaşabilir.
Gaslighting mağduru kişi, akıl sağlığının yerinde olup olmadığını ve yaşadıklarının gerçekliğini sorgularken kendisini manipüle eden kişiye daha da bağlı hatta bağımlı hale gelebilir, ona ihtiyacı olduğunu ve onsuz hiçbir şey yapamayacağını düşünebilir. Gaslighting uygulayan manipülatörün temel amacı da zaten mağduru kendisine muhtaç hale getirmek ve kontrol altında tutmaktır.
GASLİGHTİNG NEDİR?
Gaslighting kişinin özellikle kendi çıkarları için manipülatif bir şekilde yanıltma veya aldatma davranışı olarak da tanımlanabilir. Mağdur kişi, düşüncelerini, geçeklik algısını ve akıl sağlığını sorgulamaya başlar. Kişinin zaman içerisinde öz güveni ve öz saygısı zarar görür. Yapılan duygusal manipülasyonlar aynı zaman da kişinin kendi hafızasını ve akıl sağlığını sorgulamasına sebep olur. Gerçeklik algısının bozulması ile anılarını sorgulamaya başlayan bu kişiler yaşadıklarını inkar edebilir, karşısındakinin gerçeğini kabul etme eğiliminde olabilirler. Mağdurlar zamanla yaşadıkları kafa karışıklığı ve kendinden şüphe etme haliyle, kendilerini o kişilere daha çok ihtiyaç duyarken bulabilirler. Gaslighting’in temel hedeflerinden birisi de karşısındaki kişiyi kendi kontrolü altında tutmaktır. Genelde yakınları ve sevdikleri kişiler tarafından uygulandığı bilinen Gaslighting kişilerin duygularının küçümsenmesine sebep olur. Kendi akıl sağlığını, duygularını, zekâsını sorgular hale gelen bu kişiler oldukça olumsuz, suçlu, yetersiz veya kusurlu hissedebilirler.
Gaslighting’e Maruz Kaldığınızı Nasıl Anlarsınız?
İlişkinizde kafanız sürekli karışıksa, kendinize sıklıkla: “Acaba yanlış mı yaptım, hatamı yapıyorum?” diye soruyorsanız, yaşadığınız tüm tartışmalarda suçlu siz oluyorsanız, kendinizi sürekli olarak eksik hissediyorsanız, özür dileyen taraf daima sizseniz, hissettiklerinize önem verilmiyorsa, kavga çıkmasın diye sürekli alttan alıyorsanız, haklı olduğunuz konularda bile kendinizi savunamayacak kadar yorgunsanız, ilişkinin geleceğine dair ümidiniz kalmadıysa, sizi incitip, bağırıp, hakaret edip “bunun suçlusu, sorumlusu sensin” diyorsa Gaslighting’e maruz kalıyor olabilirsiniz.
Gaslighting yöntemleri nelerdir?
Psikolojik manipülasyonlar farklı şekillerde ve durumlarda ortaya çıkabilir. Gaslighting iş arkadaşları arasında, aile içinde veya romantik ilişkilerde görülebilmektedir. Bu durumlarla baş etmek için öncelikle maruz bırakılan durumu fark etmek önemlidir. Bazı psikolojik manipülasyon örnekleri şunlardır;
Yalan söyleyerek manipüle etmek
Söylediklerini inkâr etmek
Konuşulan konuyu çarpıtmak ve kendi istediği yöne çekmek
Yanlış olana yönlendirmek
Duyguları ve düşünceleri küçümsemek, önemsizleştirmek
Akıl sağlığının yerinde olmadığı kişiye ve/veya çevresine söylemek
Kafa karıştırarak manipüle etmek
Aşağılamak
Karşıdakini suçlamak
Gaslighting’de En Sık Kullanılan Cümleler
Bu cümleleri sıklıkla duyuyorsanız gaslighting’e maruz kalıyor olabilirsiniz:
Böyle olmadı, yanlış hatırlıyorsun.
Böyle davranmamın sorumlusu sensin.
Buna katılmıyorum, kendi kuruntuların bunlar.
Senin için en iyisini ben biliyorum.
Bunu seni sevdiğim için yaptım.
Çok hassas davranıyorsun.
Bu kadar tepki vereceğin bir şey yok ortada.
Abartıyorsun.
Sen normal değilsin, herkes böyle düşünüyor.
Herkes senin yalancı olduğunu söylüyor.
Ben sana o cümleyi kurmadım.
Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Sana asla zarar vermem.
Sen benim için aslında çok kıymetlisin, ben o sözleri sana sinirle söyledim.
Sadece şaka yapıyordum.
Benim nasıl tepki vereceğimi bilmen gerekirdi.
Bu yaşadıkların o kadar da kötü değil, insanlar neler yaşıyor.
Bir insan neden gasligthing yapar?
Psikolojik şiddet aynı fiziksel şiddet gibi kişiler üzerinde büyük hasarlar bırakmaktadır ve bu davranışların sebepleri her ne olursa olsun bilerek yapılması durumu kabul edilemezdir. Gaslighting, sorumluluk almak istemeyen kişilerin dikkati kendilerinden başka bir tarafa çekmek için yaptığı davranışlardan biri olabilir veya kişilerin kendilerini ‘güvende’ tutmak için zamanla geliştirdikleri bir baş etme mekanizması haline gelmiş olabilir. Bazen de hata yapmanın asla kabul edilemediği güvensiz ortamlarda yetişen, travmatik yaşam öyküleri, olan kişilerin hayatta kalma mekanizması olarak bir öğrendikleri bir alışkanlık olabilir. Psikopatoloji olarak incelendiğinde karşısındakini kontrol altında tutmayı hedefleyen “Narsistik Kişilik Bozukluğu” olan kişiler veya “Antisosyal Kişilik Bozukluğu” olan kişilerin kullandığı bir yöntem olarak karşılaşılmaktadır.
Gaslighting kurbanının hissettiği belirtiler nelerdir?
Manipülatif birinin olduğu patolojik bir ilişki içinde olan kurbanlar olayı genelde kavramakta güçlük çekerler. Gaslighting doğası gereği zaten bu farkındalık algısını önceden yıkarak kişiyi çekilip çıkarılması zor bir girdaba sokar. Kendinizde aşağıdakileri gözlemliyorsanız bir gaslighting kurbanı olabilirsiniz:
Kendisinin çok hassas olduğuna inanmak
İlişki içinde olduğu kişi kendisini kırdığında onun bunu aslında istemeden yaptığını düşünmek
Kötü olayların o kadar da kötü olmadığını düşünmek
Daha öncesinde rahatça konuşabildiği fikirlerini ya da duygularını topluluk içinde ifade etmekten çekinmek
İlişki içinde olunan kişiyle birlikte yakın çevredeki akranlarıyla ya da akrabalarıyla buluştuğunda kendisini adeta diken üstünde hissetmek
Kendisini normalin dışında tuhaf, dengesiz veya deli gibi hissetmek
Dış çevreden olumlu bir tepki alınsa bile kendisinin o kadar da iyi biri olamayacağını düşünmek
Daha önceleri kendinden daha emin olmasına rağmen son zamanlarda kendini daha edilgen hissetmek
İlişki içinde olduğu kişinin yönlendirmeleri karşısında kafa karışıklığı yaşamak
Kendini adeta fırtına öncesi sessizlikte gibi sürekli namlu ucunda hissetmek
Kendisine karşı yapılan bir hata yüzünden bile karşı taraftan özür dilemek
İlişki içinde olduğu kişinin, iki kişi için de karar vermesini daha kolay bulmak, o yüzden kararlarda fikir belirtmemek.
Gaslighting’e maruz kalan kişi ne yapılmalıdır?
Uzaklaşın veya Sınır Koyun
Gaslighting’in meydana getirdiği yoğun ve olumsuz duygulardan uzaklaşmayı deneyin. Bunun için sizi manipüle eden kişinin olduğu ortamdan ara ara uzaklaşabilir veya çeşitli rahatlama meditasyonları ile duygularınızı daha iyi gözlemleyebilirsiniz. Bu sayede içinde bulunduğunuz durumu daha iyi analiz ederek gerekli adımları atabilirsiniz.
Kanıtları saklayın
Gaslighting kendinizden şüphe etmenize sebep olabilir. Yaşadıklarınızı yazdığınız bir günlük tutun, elektronik mesajlaşmalarınızı saklayın. Böylece kendinizden şüphe ettiğiniz durumlarda dönüp bu kanıtlara bakabilirsiniz.
Üçüncü bir gözden yardım isteyin
Manipülasyona uğradığınızdan şüphe ettiğinizde sosyal çevrenizle iletişimde kalmaya devam edin. Ailenize veya arkadaşlarınıza durumunuzdan bahsedin. Üçüncü bir kişinin bakış açısı durumu daha iyi anlamanızı sağlayabilir. Bunun yanı sıra paylaşmak duygularınızın yoğunluğunu hafifletebilir ve bu süreçte tek başınıza olmadığınızı hissedersiniz
Davranışlarınızı gözlemleyin
Gaslighting sizin faile uyum sağlama çabanız ile başlar. Davranışlarınızı gözlemleyin ve kendinize “Eskiden hiç yapmazdım./Daha çok yapardım.” dediğiniz şeyler olup olmadığını sorun. Normal şartlarda onaylamayacağınız şeyleri onaylamaya, sizi mutlu etmeyecek bir ilişki yaşamaya başlamış olabilirsiniz.
Kendinizi rahatlatın
Sorunların tepe yaptığı anlarda bireyin kendisini rahatlatabilecek basit rahatlama teknikleri, nefes egzersizleri, yürüyüşler, egzersizler deneyebilirsiniz. Kendinizi sakinleştirmek duygularınızı ve davranışlarınızı daha iyi anlamanızı sağlayabilir.
İlişkiyi sonlandırın
Psikolojik manipülasyona maruz kaldığınızı fark ettiğinizde manipülatör ile uyum içinde olmaya çalışmak yerine sınır koymak veya ilişkiyi sonlandırmak sizi çözüme ulaştıracaktır. Yaşadığınız bu olumsuz durumu durdurmanın en etkili yolu manipülatör ile olan ilişkinizi kesmenizdir.
LANGUİSHİNG SENDROMU NEDİR? NASIL BAŞA ÇIKILIR? (İSTEKSİZLİK, TATSIZLIK, DURGUNLUK)
“Canım bir şey yapmak istemiyor.” “Canım çok sıkılıyor.” “İçimde tuhaf bir his var ama tanımlayamıyorum.” diye düşündüğünüz oluyor mu? Son zamanlarda kendinizi durgun, isteksiz ve tatsız hissediyor musunuz?
Cevaplarınız evetse çağımızın yeni sendromu olan “Languishing Sendromuna” yakalanmış olabilirsiniz.
Languishing; durgun, halsiz veya cansız hissetmeyi tanımlayan bir kavram. Languishing; tükenmişlik, depresyon, umutsuzluk veya motivasyon eksikliği gibi görünse de bunlardan hiçbiri değil. Aslında tamamen kendimizi boşlukta hissettiğimizde, enerjimiz olmasına rağmen hiçbir şey yapmak istemediğimiz de büründüğümüz ruh hali “languishing” ile tanımlanıyor. Düşünün ki zamanınız var, enerjiniz yüksek, sağlığınız yerinde ama bir şey yapmak istemiyorsunuz. Sıkıldığınızı düşünüyorsunuz ama sıkıntınızı giderebilecek herhangi bir işle de uğraşmıyorsunuz. İşte bu tam olarak Languishing Sendromu oluyor.
Languishing Sendromunun Belirtileri Nelerdir;
Ne mutlu ne de mutsuz hissetmek
Eskiden yaptığınız şeylere karşı artık ilgi duymamak
Huzursuzluk hissi yaşamak
Odaklanma ve dikkatte sıkıntı yaşamak
İlgisiz ve heyecansız hissetmek
Kendinize bir yaşam amacı bulamamak
Hayata ve insanlara karşı yabancılaşma hissi
Peki Bu Durumdan Nasıl Kurtulabilirsiniz?
Bölünmemiş zamanlar yaratın: Yani bir işi yaparken sadece onunla ilgilenin, tüm dikkatinizi o işe verin. İşi yaptığınız esnada dikkatinizi dağıtabilecek olan diğer insanlardan, eşyalardan (telefon vb.) uzak durun
Küçük hedeflere odaklanın: Uzun vadeli ve hayatınızı derinden etkileyecek planlar yerine daha kolay ulaşılabilir, kısa zaman diliminde etkisini gözlemleyebileceğiniz küçük hedefler koyarak kendinizi motive edin.
Hayat amacı belirleyin: Yaşamınızla ve benliğinizle uyumlu bir amaç edinin. Bu kimisi için kendini geliştirmek, kimisi için insanlara yardım etmek kimisi için de iyi bir çocuk yetiştirmek olabilir.
Sosyalleşin: İnsan sosyal bir varlıktır. Ve ilişkilere ihtiyaç duyar. Ailenizle, arkadaşlarınızla ve sevdiklerinizle iletişimi koparmayın. Sorunlarınızı paylaşmak, eğlenceli vakit geçirmek ve size destek olan birilerinin olduğunu bilmek iyi hissettirir.
GHOSTİNG NEDİR? İLİŞKİLERDE GHOSTİNG (HAYALET SEVGİLİ)
Her şey yolunda gibiydi, bana ilgi gösteriyordu ama bir gün hiçbir neden yokken aramamaya, telefonlarımı açmamaya veya mesajlarıma cevap vermemeye başladı. Ne olduğunu anlayamadım ama artık aramaktan vazgeçtim" - Bu sözler tanıdık değil mi?
Günümüz ilişkilerinde sıklıkla rastladığımız, beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolma durumuna “ghosting” denir.
Bu terim ingilizcede “hayalet” anlamına gelen ghost kelimesinden türetilmiştir. İlişkilerde görmezden gelmek olarak tanımlayabiliriz. Romantik bir ilişkiyi bitirmek için karşıdaki kişiyle iletişime geçmeden aniden sonlandırmak, herhangi bir açıklama yapmadan bütün iletişimi kesmektir. Bu duruma maruz kalana “ghostee”,ilişkiyi aniden bitiren kişi “ghoster” olarak tanımlanır.
Ghosting Nasıl Anlaşılır?
Ghosting aniden gerçekleşebileceği gibi aşamalı şekilde teması azaltarak da ortaya çıkabilir. Ghosting yapan erkek ya da kadının erken aşamada belirlenmesini sağlayacak bazı davranış kalıplarından bahsedebiliriz:
Ghosting yapmaya meyilli bireyler kişisel bilgilerini paylaşmayı ve karşılarındaki kişiye taahhüt vermeyi sevmezler.
Sıklıkla yüz yüze buluşma planlarından vazgeçerler.
İlişkide bulundukları insanı arkadaşlarıyla ve aileleriyle tanıştırmayı tercih etmezler.
Sosyal medyadan kaybolabilirler.
Mesaj ve aramalara nadiren dönüş yaparlar.
Konuşmalarda ilgisiz görünebilirler.
Bu davranışların sonrasında ise tamamen ulaşılmaz olup iletişimi bitirmeleri oldukça muhtemeldir.
Ghosting’in Belirgin Özellikleri Nelerdir?
Ani ve Beklenmedik İletişim Kesimi:“Son birkaç gündür her şey normaldi, iki günden beri hiçbir açıklama yapmadan mesajlarıma cevap vermiyor.”
Gizemli Kaybolma:“Bugün buluşacaktık, yer ve zamanı belirlemiştik. Randevuya gelmedi, telefonlarına ulaşılamıyor ve sosyal medya hesaplarımdan her yerden kayboldu.”
İletişimden Kaçınma:“Mesajlarıma ya da aramalara hiçbir şekilde yanıt vermiyor, verirse da çok kısa cevaplarla çok geç yazıyor, sanki iletişimimizi kesmiş gibi.”
Belirsizlik ve Açıklama Eksikliği:“Neden böyle bir şey yaptığını, ilişkinin neden bittiğini anlamam için hiçbir açıklama yapmadı.”
Sosyal Medyada Aktivite Eksikliği:“Sosyal medya hesaplarımdan aniden kayboldu, hiçbir aktivite veya paylaşım yapmıyor.”
Planlara Uymama ve Randevulardan Kaçınma:“Randevu konusu hep havada kalıyor, net bir plan yapmakta zorlanıyoruz, plan yaptığımızda da sürekli bir bahane uyduruyor veya beni cevapsız bırakıyor.”
Duygusal Mesajlara Cevapsızlık:“Duygusal bir mesaj gönderdim ancak hiçbir şekilde cevap alamadım, bir anda sessizliğe büründü.”
Geçmişte Paylaşılan Duygusal Bağların Kesilmesi:“Birlikte geçirdiğimiz onca zamanın ve duygusal paylaşımın ardından, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.”
Ghosting’in Etkileri
Ghosting, terk edilen kişi üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakabilir. Anlam veremedikleri bir durumla baş başa kalan bu kişiler, ilişkinin neden sona erdiğini anlamaya çalışırken kendilerini suçlayabilir ve bu durum özgüvenlerini zedeleyebilir.
Terk edilen kişi, reddedilmiş, değersiz ve yalnız hissedebilir. Bu, depresyon, anksiyete ve diğer duygusal sorunlara yol açabilir. Zamanla bu duygusal yaralar derinleşebilir ve kişinin genel yaşam kalitesini etkileyebilir.
Ghostingi yapan kişi, karşıdaki kişinin duygularını umursamadığı için, karşıdaki kişi öfke hissedebilir. Ghostingi yapan kişiye karşı kızgın, öfkeli ve hayal kırıklığına uğramış hissedebilirler.
Ghosting, terk edilen kişinin özgüvenini sarsabilir ve gelecekteki ilişkilerde güven sorunları yaşamasına neden olabilir. Bu kişiler, tekrar terk edilme korkusuyla başa çıkmak zorunda kalabilir ve bu da onları duygusal olarak korunaklı hale getirebilir.
Ghosting deneyimi, kişinin ileriye dönük ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Yeni ilişkilere girmekte tereddüt etmek, duygusal bağlanmaktan kaçınmak veya partnerlerine karşı şüpheci olmak gibi sorunlar yaşayabilirler.
NEDEN BAZI İNSANLAR GHOSTİNG YAPIYOR?
Ghosting, bir ilişkiyi bitirmenin olgunlaşmamış ve pasif agresif bir yoludur. Ghostingi yapan kişiler, çeşitli nedenlerle bu davranışı sergileyebilirler. Bu davranışın arkasındaki bazı olası sebepler şunlar olabilir:
Çatışmadan Kaçma: Kişi, bir tartışma veya çatışma ortaya çıktığında konuşmak yerine kaçmayı veya iletişimi kesmeyi tercih edebilir. Çatışma ile başa çıkmak yerine kaçınma mekanizması olarak Ghosting'i seçebilirler.
Çevresel Faktörler: Yoğun iş temposu, kişisel sorunlar veya stresli durumlar bazı insanları iletişimi kesmeye yönlendirebilir. Bu durumda, karşı tarafı bilgilendirmek yerine sessizce uzaklaşmayı tercih edebilirler.
Korku veya Kaygı: Bazı insanlar, ilişkiyi sonlandırma veya gerçek duygularını ifade etme konusunda korku veya kaygı yaşayabilirler. Bu durumda, karşı tarafa duygularını açıklamak yerine, onlardan uzaklaşarak rahatlamayı umabilirler.
Bağlayıcı Olmama İsteği: Bazı insanlar, bağlılık veya sorumluluk hissi uyandırmamak için ilişkiyi veya iletişimi kesmeyi tercih edebilirler. Bu şekilde, gelecekteki bağlayıcı durumları önlemek isteyebilirler.
Empati Eksikliği: Bazı durumlarda, insanlar karşı tarafın duygularını düşünmeden veya anlamadan iletişimi kesmeyi tercih edebilirler. Empati eksikliği veya duygusal olgunluk eksikliği bu davranışın arkasında olabilir.
Hızı artan flörtler: Günümüzde artan flört uygulamalarıyla sonsuz kişiyi tanımak, hızlı tanışmalar gerçekleştirmek ve kolayca uzaklaşabilmek mümkün. Birbirinden farklı kişiyle ayarlayabileceğiniz date’ler sayesinde insanları tanımanın yolu da kolaylaşınca hoşunuza gitmeyen bir date’in ardından “tamam şimdi sıra diğer buluşmada” düşüncesi beliriveriyor.
Ghosting ile Başa Çıkma Yöntemleri
Gerçekçi olun: Hayatınızdan bir anda çıkabilen bir kişi muhtemelen sizin için doğru kişi değildi. Savunma mekanizmalarınızı bir kenara atmayı deneyerek bu durumu kabul etmeye gayret gösterin.
Varsayımların peşine düşmekten kaçının: Bu durumla karşı karşıya geldiğiniz an tabii ki kafanızdaki soru işaretlerini bu kişiyle paylaşın. Fakat herhangi bir cevap gelmiyorsa sürekli olarak varsayımların peşine düşmekten kaçının. Bir yanıt aramanız, bu durumu anlamlandırmak istemeniz kadar doğal bir şey yok. Ama unutmayın ki çıkarımlar yaparak bulduğunuzu sandığınız hiçbir cevap geçerli olmadığı gibi, karşınızdaki kişiden gelmediği sürece sizi tatmin de etmeyecek.
Bir zaman belirleyin: Sürekli ondan bir haber almayı, onu görmeyi ya da size bir açıklama yapmasını bekliyor olabilirsiniz. Bu bekleyişi tüm hayatınıza yaymamak adına hem kendinize hem de ona zaman verin. Örneğin ona gelecek haftaya kadar sizi araması için bir mesaj atın. Yalnızca gelecek haftaya kadar bekleyin. Eğer bekleyişiniz sonuçsuz kalırsa kendinize verdiğiniz zamanın bittiğini dolayısıyla ilişkinin de bittiğini söyleyin.
Kendinizi suçlamayın: Ghosting'e uğradığınız zamanlarda nerede hata yaptığınızı veya hangi davranışlarınızın bu duruma yol açtığını düşünüyor olabilirsiniz. Ancak ghosting sizin hareketlerinizin değil, büyük ölçüde karşınızdaki kişinin önceki sorunlarının size yansıyan bir sonucu. Bu da aniden sizinle iletişimini kesmesine yol açmış olabilir.
Güven duyduğunuz, sevdiğiniz insanlarla vakit geçirin Hislerinizi içinize atmak yerine onlarla paylaşın. Uzun zamandır birlikte yapmak istediğiniz bir programı yapın, birlikte dışarı çıkın. Size iyi gelecek planlara odaklanın. Sağlıklı ilişkiler bakış açınızı olumlu bir yöne çevirebilir.
Terapi desteği alın: İşin içinden çıkmakta zorlanıyor olabilirsiniz. Bu durumun, şu anki ilişkilerinizi etkilediğini veya gelecekteki ilişkilerinizi etkileyeceğini düşündüğünüz, hayatınızı ciddi anlamda kötü etkilediğini fark ettiğiniz zaman çözümü terapi desteği almakta bulabilirsiniz. Bu, kaybettiğiniz kontrolü geri almak konusunda size yardımcı olacaktır.
SOSYAL FOBİ (SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU) NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?
Sosyal fobi. Sosyal ortamlarda, kalabalık yerlerde kişinin kendisini aşırı güvensiz hissetmesi, başkaları tarafından alay edileceği, reddedileceği ve yargılanacağı düşünceleri eşliğinde yoğun kaygı yaşaması durumudur.
Sosyal Fobi Nedenleri Nelerdir?
Sosyal kaygı bozukluğu hakkında yapılan araştırmalara göre diğer davranış bozukluğu türlerinde olduğu gibi kalıtımsal faktörlerin etkili olduğuyla ilgili bulgulara ulaşılmıştır. Ancak kalıtımsal faktörlerin ne derece etkilediği bilinmemektedir. Bununla birlikte bazı araştırmalarda çevresel faktörlerin kalıtımsal faktörler kadar etkili olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla hem genetik hem çevresel etkiler olduğu takdirde kişide sosyal fobi görülme olasılığı artar.
Sosyal fobide ailenin etkisini araştırmak için yapılan bir çalışmada, sosyal anksiyetesi olan ebeveynlerin çocuklarının sosyal anksiyete riskinin arttığı görülmüştür. Buna ek olarak ailenin ilgisizliği, dışlanmaya maruz kalma gibi durumlar çocukta onaylanma ihtiyacının artmasına yol açarak sosyal fobi riskini artırabilir. Ayrıca sosyal fobi, kişinin öğrenilmiş bir davranışı da olabilir. Eğer kişi onun için utanç veren bir sosyal durum yaşadıysa bundan sonrasında sosyal anksiyete hissetmeye başlayabilir.
Bazı araştırmalarda ise beyindeki amigdala bölümünün aşırı aktif olmasının da sosyal kaygı bozukluğuna yol açabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Korkuyla ilgili tepkileri kontrol eden amigdala, normalden daha aktif olduğunda kişi sosyal herhangi bir durumda kendini endişeli hissedebilir.
Sosyal Fobinin Ortaya Çıkabildiği Durumlar Nelerdir?
Toplum içinde telefonla görüşme
Küçük bir grup etkinliğinde yer alma
Toplum içinde yemek yeme
Toplum içinde bir şeyler içme
Yetkili biri ile konuşma
Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma
Partiye/ eğlenceye gitme
Başkaları tarafından izlenirken çalışma
Başkaları tarafından izlenirken yazma
Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme
Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma
Yabancılarla karşılaşma
Genel tuvaletleri kullanma
Birilerinin oturduğu odaya girme
İlgi odağı olma
Bir toplantıda hazırsızlık konuşma yapma
Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma
İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme
Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma
Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma
Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma
Alınan bir malı parasını geri almak üzere iade etme
Parti / davet verme
Israrlı bir satıcıya karşı koyma
Sosyal Fobinin Psikolojik Belirtileri;
Girilecek sosyal durum ile ilgili günler, haftalar hatta aylar öncesinden aşırı düzeyde endişelenmek
Özellikle tanımadığınız insanlar tarafından izlenme ve yargılanma korkusu
Her gün bulunulan topluluklarda bile aşırı telaşlanma ve kaygılanma
Kendinizi utandıracak ya da aşağılayacak tarzda davranışlar sergilemekten korkmak
Başkalarının sizin tedirgin olduğunuzu fark etmesinden korkmak
Yaşamınızı olumsuz yönde etkileyecek derecede sosyal ortamlardan kaçınmak
Sosyal Fobinin Fiziksel Belirtileri;
Kalp çarpıntısı veya göğüs sıkışması
Ses titremesi
Hızlı solunum
Nefes almada zorlanmak
Terleme ve sıcak basması
Mide bulantısı, mide sorunları
Ağız kuruluğu
Titreme
Kas gerilmesi
Yüz kızarması
Baş dönmesi
Bayılma hissi
Nemli eller
Tik, seyirme
Şiddetli baş ağrıları
Sosyal Fobi Nasıl Tedavi Edilir?
Sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisi, durumun bireyin günlük yaşamda işlev görme yeteneğini ne kadar etkilediğine bağlıdır. Sosyal anksiyete bozukluğu için en yaygın iki tedavi türü psikoterapi yani psikolojik danışma veya konuşma terapisi veya ilaç tedavisidir. Bazı vakalarda iki tedavi türü eş zamanlı olarak kullanılır.
Psikoterapi, çoğu sosyal anksiyete bozukluğu vakasında görülen semptomlarda iyileşmeye yol açar. Terapi sürecinde birey kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleri nasıl tanıyacağını ve değiştireceğini öğrenir. Sosyal durumlarda güven kazanmasına yardımcı olacak beceriler geliştirir.
Bilişsel davranışçı terapi, anksiyete için en etkili psikoterapi türüdür. Bu terapi türü hem bireysel hem de gruplar halinde yapıldığında eşit derecede etki gösterebilir.
Maruz kalmaya dayalı bilişsel davranışçı terapi sürecinde birey en çok korktuğu durumlarla yavaş yavaş yüzleştirilir. Bu, bireyin başa çıkma becerilerini geliştirebilir ve kaygı uyandıran durumlarla başa çıkabileceğine dair kendisine güven geliştirmesine yardımcı olabilir.
Birey sosyal becerilerini geliştirmek ve başkalarıyla ilgili rahatlık ile kendine güven kazanmak için beceri eğitimine veya rol yapma oyunlarına da katılabilir. Bireyin sosyal durumlara maruz kalma pratiği yapması, endişeleri ile başa çıkması için özellikle faydalı olabilir.